Veraset Sistemi Nedir? - Serkan Hüseyin Atay
Tarih

Veraset Sistemi Nedir?

NeTahtın hanedan da kime geçeceğini  belirleyen anlayışa  veraset sistemi denir. Tarih boyunca neredeyse bütün devletlerde uygulanan bu sistemle birlikte , padişah öldükten sonra yerine  onun soyundan kimin geleceği belirlenmiştir.  Bu yazımızda veraset sistemini yakından inceleyeceğiz.

Veraset Anlayışı Nedir?

En kısa şekilde tanımlamak tanımlamak  gerekirse veraset sistemi tahtın kime ait olacağına karar vermek için kullanılan sistemdir . Türk İslam devletlerindeki veraset sisteminde devletin hükümdarı vefat ettiğinde , onun yerine geçecek yeni hükümdar belirlenir.

Bu sistem yani veraset sistemi monarşinin en bilinen yönetim sistemi olmaktadır. Yani devletlerin  hükümdarı  öldüğü zaman yerine onun soyundan biri tahta geçmelidir. Bu sistemin temelinde de bu vardır. Hükümdarın yerine tahta geçecek olan kişi hükümdarın soyundan gelmek zorundadır.  Veraset anlayışının en önemli özelliklerinden biri  devleti  hükümdar yerine yönetecek kişiyi aynı hanenin içinde tutmasıdır.

Tabi bu bazı sorunları beraberinde getirmektedir. Çünkü hane içinde yaşayan birden çok kişi vardır ve bunların kendi aralarında , hükümdarın yerine geçmek için kavga etmeleri kaçınılmazdır. Bu da taht kavgaları gibi sorunları beraberinde getirir.

Hepimizin tarih derslerinden de bildiği devletler içerisinde oluşan taht kavgaları vardır. Bu kavgalar kardeşler içerisinde gerçekleşir. Kardeşler arasında  yarışa sebep olan bir nevi tahta çıkma yarışının nedeni de bu veraset anlayışıdır dersek yanlış olmaz.

Veraset’in temelinde ülke yönetimini  hanenin içinde tutmak amaçlanmıştır. Babadan oğula geçen bir hükümdarlık sistemi vardır.

Türk Veraset Sistemi Nedir?

Türk devletlerinde uygulanan veraset sistemi de devletin hükümdarı olan kişi vefat ettiğinde yerine kimin geçeceğini belirleyen bir sistemdir. Türk tarihi boyunca  devleti yönetme yetkisinin Tanrı’dan hükümdara  geldiğini, yani devleti yönetecek kişi olan hükümdarın , ilahi bir varlık olduğunu düşünmüşlerdir. Buna bildiğimiz üzere Kut inancı adı verilmiştir.

Bu yıllarca sürmüş bir gelenek halini almıştır. Kut anlayışına göre ülkeyi yönetmek Tanrı  tarafından hükümdarın kendisine ve ailesine geçmiştir. Bu anlayışın amacı, ülke genelinde çıkacak anlaşmazlıkları önlemektir.

Şamanizm’den geldiğine inanılan Kut anlayışına göre ülkeyi yönetme yetkisinin hükümdar ve hükümdarların oğullarına verilmesinin yanı sıra bu yetki eski Türklerin inancı olan “ Gök Tanrı ” inancından ileri gelen bir yönetme yetkisidir diyebiliriz.  Bu inanış Altay Türklerinden itibaren ortaya çıkmıştır.

Kut kelimesinin kökenine baktığımızda Eski Türklerden gelen bir sözcük olduğu apaçıktır. Ayrıca bu kelimenin anlamı mutluluk olarak bilinmektedir. Yönetme yetkisinin hükümdardan geçmesi sebebiyle  Kut  hükümdarın güç, liderlik , yönetme yeteneği gibi özelliklerini ifade etmesi yönüyle de dikkat çeker. Bir başka deyişler Kut, liderlik, mutluluk, yaratıcılıktır.

Bu anlayışa göre hükümdara verilen özellikler  Tanrı tarafından geldiğinden, devlette adaletin sağlanması için kolaylaştırıcı olmuştur.  Bunun yanında devlet yönetiminin en önemli gücü olan hükümdarı kolaylaştırmıştır. Bu anlayış Eski Türklerde olan Moğollar ve Altaylarda ki ikili yönetim anlayışının temelidir.

Daha önce söz ettiğimiz üzere Şamanizm dininin temelinde de Kut anlayışı vardır. İlk Türk devletlerinin yönetiminde inanç ve töreler vardı. Bununla Kut daha önemli hale gelmiştir. Eski Türklerde hükümdara  ‘ Kağan ‘ adı verilirdi.

Her ne kadar Kut anlayışı olsa da Kağanın görevleri tümüyle sınırsız değildi bunu söylemekte fayda var.  Bu yetki inancın oluştuğu çerçevede şekillenip geçerli olmuştur.

Yönetim kararı yine toy meclislerinde tartışılır en son Kağan ile sonuca bağlanırdı. Bu anlayış ile ilgili bazı özellikler vardır. Kağanlar yani devlet yönetimde etkili olanlar Tanrı tarafından korunan kişidir. Ve bunlar savaşlarda , başarı elde ederlerse Kut sahibi sayılırlar.

Savaşlarda yenilirlerse Tanrı’nın Kut vermediğine inanırlar.  Ayrıca bu anlayışa göre hükümdarın ve ailesinin kanı kutsaldır. Asla kanları akıtılamaz. Herhangi bir nedenle yöneticilerin biri için idam kararı olursa kan akıtılamayacağı için boğularak öldürülmüşlerdir.

Hükümdar Kut sahibi olursa ailesi de Kut sahibi olacaktır ki bu sebeple , hepsinin kanı  kutsaldır. Eğer ki bu kan bir sebeple akıtılırsa ülke için büyük bir uğursuzluk yaratacaktır. Kut, daha lider doğmadan gökyüzüne gönderilir. Hükümdarların çocukları eğitim alırlar ve bu eğitimler doğrultusunda başarılı oldukları ilk anda Kut sahibi olmuş olurlardı.

Tanrı tarafından Kut sahibi olarak gelen hükümdardan Kut geri alınırsa bu felaket olur. Böyle bir durum da ülkenin başına felaketler  ve yenilgiler gelecektir.

Osmanlı İmparatorluğunda Veraset Anlayışı

Osmanlı Devletine  baktığımızda veraset sistemini benimseyen bir devlet olarak devam ettiğini görmekteyiz. İlk baştan beri  yani ilk kurucu padişah ( Fahrüddin ) Osman bey zamanından veraset anlayışının benimsendiğini görmekteyiz.  Fakat Osmanlı devleti yönetimine genel olarak baktığımızda tarih boyunca değişiklikler olduğunu biliyoruz. Bu olayın temel sebebi bu sistem de hükümdar ve ailesinin kutsal sayılması ile alakalıydı.

Böyle olunca hükümdarın soyundan olan herkes kutsal sayılıyordu. Bu sebeple birçok karışıklık ortaya çıkmıştır. Osmanlı bu karışıklıkları çözmek istemiş bu nedenle padişahlar farklı veraset anlayışları getirmişlerdir.

İlk padişah olan Osman Bey’e göre veraset anlayışı “ Ülke hanedanın ortak malıdır. ” anlayışıdır. Haliyle bu anlayışa göre herkesin tahta çıkma hakkı vardır. Bu durum taht kavgalarına ve veraset sistemindeki düzensizliklere sebep olmasından ötürü  1 . Murat döneminde değiştirilerek farklılaşmıştır. Ayrıca şunu belirtmekte fayda olacaktır ki veraset sisteminin doğrudan uygulanmış ol ması birçok Türk devletinin yıkımına sebep olmuştur.

1.Murat dönemiyle  veraset sisteminde değişiklik getirilmiştir. Hatta ilk değişiklik 1. Murat döneminde yapılmıştır dersek daha doğru olacaktır. Artık ülke hanedanın ortak malı olmaktan çıkmış , “padişah ve onun çocuklarının ortak malı” olmuştur.  Bu şekilde bakıldığında artık  1. Murat döneminden itibaren artık hanedanın ortak malı değildir. Tahta çıkma hakkı sadece padişah ve erkek çocuklarının hakkı olmuştur.

Bu değişiklik ile birlikte taht kavgaları azaltılmış fakat tam olarak sona ermemiştir.  Hala padişah öldükten sonra tahta kimin geçeceği tam ve kesin olarak belli olmamıştır. Bu nedenle tekrar değişikliğe gidilmiştir dersek doğru olacaktır.

Fatih Sultan Mehmet  ise veraset sisteminde ikinci değişikliği yaparak sistemi genişletmiştir. Bu değişiklik ile kardeş katli caiz hâle gelmiştir. Böyle olunca kardeş katli Osmanlı’da yasalaşmış oldu. Hatta Fatih ünlü Kanunnamesinde  bu dönemi şöyle ifade eder : “ Devletin bekası nizam-ı alem için kardeş katli vaciptir. ” böylece bu dönem başlamış olur.

Bu şekilde de veraset sistemi düzenlenememiş bir taraftan taht kavgaları artarak devam etmiş bir taraftan ise vahşileşmiştir. Veraset anlayışında bir sonra ki değişiklik ise 1. Ahmet tarafından yapılmıştır. Bu değişiklik ise Ekber ve Erşet  adını alır. Devleti yönetecek hükümdar en yaşlı , en büyük ve en olgun kişi olmalıdır. 1. Ahmet’in bunu çıkarmasının sebebi kardeş katli yasasını önlemek amacıyladır.

Bu uygulama da Osmanlı da olumsuz etkilenmiştir. Çünkü gençlerin yani şehzadelerin sancağa çıkması yasaklanmış böylece kafes usulü çıkmıştır. Bununla beraber şehzadeler sancağa çıktığında deneyimsiz olmuşlardır.

Yukarıda da anlattığımız gibi Osmanlı Devleti de tarih boyunca veraset sisteminde farklılıklar yapmıştır. Bunu yapmalarında ki temel sebep veraset sisteminin yarattığı kötü sonuçları ortadan kaldırıp düzeltmek amacıyladır. Bu sebeple padişahlar değişiklikler yapmışlarsa da veraset anlayışının yarattığı kötü sonuçları tam anlamıyla silememişlerdir.

Veraset sistemine göre yönetim hep aile içinde devam edeceği için merkezi otoriteyi güçlendirecektir.  Bu anlayışının en olumsuz yönü ise  aile içerisinde kavgalara ve sıkıntılara neden olmasıdır diye ifade edebiliriz.

Çin Takvimi Nedir? Nasıl Hesaplanır?

Oğuz Atay Kimdir?

Ömer Seyfettin Kimdir?

İnsan Bilinci Ne Zaman Başlar?

Halide Edip Adıvar Kimdir?

TED

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı

Linkler: kızlara güzel sözler-amca sözleri-grup isimleri-kızlara iltifatlar-kuzen sözleri-kırmızı kalp anlamı-dede sözleri-kızlara güzel sözler-saxenda-kızıma güzel sözler-yeğen sözleri-yangın merdiveni-Instagram Türk Beğeni Satın Al-at isimleri-saxenda-bedava sohbet