Kayıt Dışı

ZOR DA OLSA ANLADIM Kİ…

ZOR DA OLSA ANLADIM Kİ…

Zor da olsa anladım ki; her hayale dua, her nasibe çaba gerekirmiş. İnsan oturup bekleyerek bir yere varamaz. Beklemekle kesen dolmaz, beklemekle hayaller kendiliğinden gerçekleşmez. Hayatta nasıl bir hedef seçersen seç; okul olabilir, evlilik olabilir, çocuk olabilir, başarı ya da mutluluk olabilir… Hatta istersen dağa tırman, istersen doktor ol. Ama bir hedefin olmalı. Çünkü hayat sadece yaşamak değildir; yaşarken yaşatmaktır.

İnsan hayallerine koşarken bir anda durup kalıyorsa, bu mantıklı değildir. Mantıklı olan; ağır ağır, emin adımlarla, sağlam bir şekilde, çift dikiş hedefe odaklanmaktır. “Ya hacı kısa yoldan ulaşmak varken ne uğraşıyorsun?” diyenlere aldırmadan… Çünkü kısa yol çoğu zaman insanı yarı yolda bırakır.

Cemal Süreya “Uçmak için kuş olmaya gerek yok” derken aslında insanın içindeki güce işaret eder. Sonra ekler: “Küçük sevinçler olsun yeter.” Ne büyük bir söz… Hayat bazen küçük mutlulukların toplamıdır.

Ama işin bir de vicdan tarafı var. Maneviyat denizine girmek istiyorsun ama bir kalp kırıyorsun. Kırdığın kalbin senden razı olmasını bekliyorsun ama sen başkasına karışıyorsun. Unutma, “Önce can, sonra canan” derler. Kırılıyor insan, üzülüyor. Beklemediği anda darbe alıyor. Sonra ne oluyor? Yalpalıyor, sarsılıyor ve yıkılıyor…

Yorgun düşerse gönül, yüreği dilsiz kalırmış. İnsan herkese yeter de kendine geç kaldığında, işte o zaman kırılan kalbin acısı daha ağır vurur.

Kalp kırmak çok kolaydır. Bir bağırırsın, surat asarsın, trip atarsın… Dinlersin ama cımbızla çekip karşı taraftan bir cümle bulur, atağa geçersin. Peki tüm bunlar değer mi? Şu boktan dünyanın fani tarafında kalp kırmaya değer mi gerçekten?

Unutma; dünya bir uykudur, ölünce uyanır insan. Mevlana hiç boş konuşmamış; “Sen erken davran, ölmeden uyan,” demiş. Uyan ki ne yaptığını, kimi kırdığını, neyi heba ettiğini fark edesin.

Benim için kıymetli olan, fırtınada yanımda kalandır. Güneşli havada herkes kumsalda zaten.
Ama işte komik olan da şu: Sen söyleyince “böyleyim”, ben söyleyince “acıtıyor.” Trajikomik…

Peki insanlar neden birbirini kırar? Paylaşılamayan ne? Dinlemek, anlamak bu kadar mı zor? Bir insan sevdiği bir laf söylediğinde tahammül bile etmeyecek kadar küçülür mü? Tahammül yoksa sevgi nasıl sevgidir?

Bütün bu soruların cevabı, aslında insanın kendinde saklıdır. İşte bu yüzden hayat dediğin şey, en çok insanın kendi iç yolculuğuyla ilgilidir.

Tam bu noktada bazı sözler vardır ki insanın içine oturur. Her biri bir hayat tecrübesinin damıtılmış hâlidir. İşte o sözlerin derin anlamlarıyla birlikte hayata bıraktığı izler:


Hayat Sözleri ve Hayatın Gerçekleri

Hayal kurmak cesaret ister, ama o hayalin peşinden gitmek sabır ister. Hayal risk aldırır; emek ise o hayali büyütür.

Emek verilmeden kazanılan hiçbir şey ruhunu beslemez. Kolay gelen kolay gider.

Beklemek tükenmek değildir; çabasız beklemek tükenmektir. Hareketsizlik insanı yıpratır.

İnsan en çok kendi ihmal ettiği yanından yara alır. Kendini görmezden gelen, en büyük darbeyi yine kendine vurur.

Gönül kırmak saniyedir, toparlamak bir ömürdür. Öfkenin bedelini sevgi öder.

Kalbin yükünü dil taşır; dilin yükünü ise yürek çeker. Bir cümle bazen bir ömür acıtır.

Bazıları güneşte yanındadır, bazıları fırtınada. Gerçek değer zor zamanda belli olur.

Sevgi varsa tahammül vardır; tahammül yoksa sevgi sadece iddiadır. Sabır sevgiyi büyütür.

Kırılan kalbi onarmak zordur, kırmamayı öğrenmek daha kolayıdır. Olgunluk, incitmeden konuşmaktır.

En çok güvendiğin yerden darbe yersin. Beklemediğin acı daha sert vurur.

Gönül yorulduğunda susar. Sessizlik kırgınlığın en ağır hâlidir.

Kendine geç kalan hayatın gerisinde kalır. Önce kendini tam etmelisin.

Görünmez yaralar en derin olanlardır. Kimse görmediğini konuşmaz.

Bir söz iyileştirir, bir söz yıkar. Sözün ağırlığı vardır.

Kalp kırmak kolay, kırmadan konuşmak zordur. Herkes yapamaz.

Seven kırmaz. Kıran sevmesini bilmeyenlerdir.

Kirli kalple maneviyata girilmez. Kalp temizlenmeden ruh huzur bulmaz.

Ölmeden uyanmak erdir. Fark etmek en büyük uyanıştır.

Güzel söz sadakadır. Kötü söz kalpte ateş yakar.

Susturulan duygu yük olur. Konuşmak hafifletir.

İnsanlar aynı yağmuru farklı yaşar. Fark bakıştadır.

Sevgi sabır ister. Sabırsız sevgi bencilliktir.

Kalbi kazanmak yıllar alır, kaybetmek birkaç kelime. Dikkat etmek gerekir.

Herkes anladığını söyler, çok azı gerçekten dinler.

Kalp kıran kendi boşluğunu başkasına yükler.

Gerçek karakter öfke anında belli olur.

Affedilir ama unutulmaz. Güven kırılınca eskisi gibi olmaz.

Güzel kalbi korumak zordur.

Kırıldığın yerden güçlenirsin ama aynı yerden kırılmak acıtır.

Dünyanın yükünü taşırsın ama bazen bir cümle seni yıkar.

Yazar Notu

Hayatın merkezinde insan vardır. İnsan kalbi, insan duygusu, insan emeği…
Kimse mükemmel değildir. Herkes hata yapar ama önemli olan aynı hatayı tekrarlamamak, kırmamak, kırılınca da konuşup çözebilmektir.

Çünkü bir gün herkes uyanacaktır. Ama önemli olan ölmeden uyanabilmek, fark edebilmek, kalbin kıymetini bilmek ve gönlü incitmemektir.

Click to rate this post!
[Total: 4 Average: 5]

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı