Dostluk ile ilgili kısa bir hikaye

Dostluğun Sınavı
Küçük bir kasabada, çocukluklarından beri birbirlerinden hiç ayrılmayan iki arkadaş yaşardı: Ali ve Mehmet. Birlikte büyümüş, aynı sokaklarda oyun oynamış, aynı okul sıralarında oturmuşlardı. Onları birbirinden ayıran tek şey, hayalleriydi. Ali, büyük bir şehirde okumak ve doktor olmak istiyordu. Mehmet ise kasabada kalıp babasının bakkalını devralmayı planlıyordu.
Lise sona erdiğinde Ali’nin üniversiteye gitme vakti gelmişti. Mehmet, arkadaşının gitmesine hem sevinmiş hem de üzülmüştü. Yine de Ali’yi destekledi ve ona, “Sen büyük bir doktor olacaksın. Ama unutma, bu kasabada her zaman seni bekleyen bir dostun var,” dedi.
Ali, büyük şehre taşındıktan sonra hayatın yoğunluğuna kapılmıştı. Dersler, sınavlar, hastane stajları derken Mehmet’i giderek daha az arar olmuştu. Mehmet ise her fırsatta Ali’yi arıyor, mesajlar atıyordu. Ancak çoğu zaman Ali’den kısa cevaplar alıyordu. Zamanla aralarındaki bağ zayıflamaya başladı.
Yıllar geçti ve Ali, hayalini kurduğu doktorluk mesleğine kavuştu. Artık önemli bir hastanede cerrah olarak çalışıyordu. Ancak o yoğun hayatın içinde, çocukluk dostunu tamamen unuttuğunu fark etti. İçini bir pişmanlık kapladı. Mehmet’e en son ne zaman mesaj attığını bile hatırlamıyordu.
Bir gün Ali’nin telefonu çaldı. Arayan, kasabadaki eski bir tanıdıktı. Mehmet’in hasta olduğunu ve durumunun ciddi olduğunu söylüyordu. Ali’nin içi burkuldu. Hemen işlerinden izin alıp kasabaya gitmeye karar verdi.
Kasabaya vardığında, Mehmet’i eski dostluklarının hatıralarıyla dolu bakkalda buldu. Ama karşısında çocukluk arkadaşı yerine, yorgun ve bitkin bir adam duruyordu. Mehmet, Ali’yi görünce hafifçe gülümsedi. “Demek sonunda doktor bey bizi hatırladı,” dedi alaycı bir ifadeyle.
Ali, suçluluk duygusuyla arkadaşına sarıldı. “Özür dilerim Mehmet, seni ihmal ettim. Ama şimdi buradayım ve sana yardım edeceğim,” dedi.
Mehmet başını salladı. “Beni tedavi edemezsin Ali. Hastalığım ilerlemiş durumda. Ama senin buraya gelmen, yıllardır beklediğim şeydi. Dostluk, yıllar geçse de unutulmazmış, bunu bana hatırlattın.”
Ali, gözyaşlarını tutamadı. O an anladı ki dostluk, mesafeler ve zamanla yok olmayan, sadece hatırlanmayı bekleyen bir bağdı. O günden sonra Mehmet’in yanında kaldı, tedavisi için elinden geleni yaptı. Ama daha da önemlisi, dostluklarının eskisi gibi olması için çaba gösterdi.
Mehmet’in sağlık durumu düzelmese de, son zamanlarını Ali’nin desteğiyle ve eski dostluğun sıcaklığıyla geçirdi. Ali, hayatının en önemli dersini almıştı: Başarı, dostlukları unutturursa, aslında başarısız olmuşsun demektir.
Daha fazla dostluk ile ilgili hikaye için kisahikaye.com sitesine tıklayıp dostluk kategorisine girebilirsiniz.





